23 Ocak 2012 Pazartesi

Jaga Jazzist İstanbul Konseri!








Soğuk veya puslu ülke insanlarının yeteneklerini sorgulayan bir ben değilim, sanırım. Bu yeteneklerden birine geçen gece tekrar şahit oldum.

Progresif caz yapan Jaga Jazzist, 21 Ocak gecesi İstanbul’daydı.

Norveç’ten gelen grup, beyaz tenleri ve pembe yüzleriyle çıktılar karşımıza. Biz daha ne olduğunu anlamadan, selam vs. olaylarına girilmeden ilk şarkıya başlayıverdiler. Ne başlama ama!

Bir anda ağzımız açık kaldı, gece boyu da yüzümüzde aptal bir gülümseme vardı.

Hepsi birbirinden yetenekli, hepsi birbirinden ayrı kafalarda 9 adam duruyordu karşımızda. Biri aynı şarkı içerisinde enstrümanını değiştiriyor, bir diğeri kendini müziğe kaptırmış, bir diğeri dünyanın en cool adamı, bir diğeri yerde çömelmiş bizlere bakıyor vs. Biz de hepsini anlamaya çalışıyorduk.

Bu kadar ayrı ve bu kadar şahane müzisyenler bir araya gelince ortaya çıkan müziğin de harman olmasına şaşmamak gerek. Hepsinin çok ayrı projelerde yer alması da bunu besleyen bir durumdur illaki. Çok farklı enstrümanlar, kalabalık grup, aynı anda 3 klavye, aynı anda 2 solo, klarnetten saksafona geçiş, saksafondan kontrabasa geçiş, vibraphonedan klavye, tefden tuba...Olaylar olaylar... Rahatsız eden tek bir ses bile çıkmaz mı?!

Caz, rock ve elektronik müziği birbirinin içine işleyen grup, gece boyunca duygularımızla oynadı. Kendimizi ritme kaptırıp dans etmeye çalışırken (hiçbir anı kaçırmamak için edemedik), melodik geçişlerle yerimize çivilendik. Mest oldum, evet...

Gecede tatsız bir an da yaşandı. Henüz konser yeni başlamıştı, sol ön tarafta kavga çıktı. Grup çalmayı kesti. Grubun davulcusu, şeker insan Martin Horntveth olaya anında müdahale etti. Hiç tadını kaçırmadı ve herkesi tekrar havaya soktu.

(Böyle bir konserde ve böyle bir ortamda kavga çıkması pek çok kişiyi utandırdı. Ayıpladılar, ayıpladık. Tepkisini çok düzgün dile getiren insanlar sayesinde gecenin tadı kaçmadı.)

Neyse! Herkes alkış kıyamet. Sanki özür diliyoruz, gruba gaz veriyoruz. Ne haddimize!

Hiçbir şey olmamışçasına öyle bi’ başladılar ki tekrar… Biz, gazımızı aldık, yeniden hayran olduk.

Velhasıl, güzeldi işte! Şahaneydi:)

Sanırım izlediğim en iyi konserdi…

Bahsetmesem olmayacak! Jaga Jazzist deyince akla ilk gelen isim Lars Horntveth, grubun beyni imiş kendileri. Saksafon, klarnet, gitar ve klavye çalıyor. Öylesine değil, baya baya. Üstelik aynı şarkı içinde çok doğal hareketlerle değiştiriyor enstrümanları. Gecenin bir kısmı hafızamda “Lars’s Show” olarak kalacak.

Grubun hepsini ve gecenin tamamını anlatmayı çok isterdim ama yeteri kadar uzadı.

Kısıtlı imkanlarla da olsa bir video, birkaç da fotoğraf çektim.

Umarım tekrar izleme şansım olur…


Şükranlar;

Garanti Caz Yeşili

Tamirane

JAGA JAZZIST


Biletler ve davet içinse Enes Kurt'a