29 Ağustos 2012 Çarşamba
The Stranglers - Golden Brown
Bu yıl festivaller açısından hüsran bir yıl olsa da henüz umutlarımız bitmedi!
Bildiğiniz gibi artık Rock'n Coke 2 yılda 1 yapılıyor ve bu yaz yapılmadı.
One Love ise gerçek bir fiyaskoydu.
Bu fiyasko için suçlanacaklar suçlandı, bok atılacaklar atıldı diye düşünüyorum.
Önümüzde güzel konserler var. Ee yavaş yavaş mekanlar da sezonu açacak, yeni yeni konserler ajandalara eklenecek.
Festivaller de henüz bitmedi!
The Stranglers'ın sahne alacağı Eksen on Fair de bu festivallerden birisi.
Eksen on Fair'ı anlatırken belki Bombay Bicycle Club paylaşmak daha doğru olurdu ama benim ilgimi daha çok The Stranglers çekiyor.
74 yılında, 4 tane manyak herif tarafından kurulmuş. Hatta manyak hafif bile kalabilir!
Yaptıkları müziğin ne olduğu o zamanlar çok tartışıldı.
Rock mı yoksa Punk mı tartışmaları sürerken, Punk'ın sadece bir müzik türü değil bir yaşam şekli olmasından ötürü daha çok Punk olarak nitelendirildiler.
Hatta bir dönemin en çok satan Punk albümü geyikleri de var.
Sonra 'indie' denen kavram bu grubun da kurtarıcısı oldu ve Indie Rock olarak kaldı.
Neyse! Açıkçası beni grubun müziği pek ilgilendirmiyor çünkü kendileri daha dikkat çekici.
Bu grup gerçek anlamda kadınlardan nefret ediyor ve dosyaları oldukça kabarık.
Kendi sevgililerini dövüp üzerine beste yapmışlıkları, tanımadıkları kadınları dövmüşlükleri, tecavüzden yargılanmışlıkları, hatta kendileri hakkında olumsuz yazdığı için Jon Savage adlı yazarı dövmüşlükleri bile var. Kısacası profesyonel kadın düşmanları!
Bu grup üyelerinin geç yakalamış oldukları şöhret ve orta yaş bunalımına vermek istiyorum.
Çünkü grup kurulduğunda pek genç değillermiş.
Kadınlardan nefret ettikleri kadar uzaylılara(!) bayılmaktalar.
Radyo Eksen'in çok çaldıkları arasındalar hatta sanırım bu şarkı daha da çok çalıyor.
Listelerinde neden bu kadar önemli yer ettiklerini düşünmüşken, festivale gelmeleriyle daha da merak ettim bu ilgiyi ama neyse!
Müziklerinden bahsetmek istemiyorum çünkü izleyecek olma sebebim gerçekten iyi müzik yaptıkları için değil.
Bazen kabalık, sınırsızlık, suç vs vs. garip bir cezbedicilik yaratıyor. (Reklam)
Festivalde nasıl olacaklar, artık uslu çocuklar mı gerçekten merak ediyorum.
Başka ülkelerdeki konserleri genelde olaylı geçse de Türkiye'de problem olacağını düşünmüyorum.
İki nedeni var; birincisi İngilizce seviyemiz ve bilen az olduğundan dolayı sahnedeki ne dese 'Yeeaahhh diyoruz!!!!!' (bu da bir garip), ikincisi ise Türkiye'de aktivisit grupların bilinci (!) yeterli olmadığından sıkıntısız bir konser izleriz diye düşünüyorum. Nacizane!
Festival 15 Eylül'de, KüçükÇiftlik Park'ta.
Dağ başında yaşadığımız için Radyo Eksen, bizi modern hayatta bir gün geçirmeye davet ediyor!
Bilet Fiyatları Rock'n Coke'la ya da One Love'la karşılaştırıldığında, tek gün için pahalı.
Ayrıca bu festival ilk kez yapılmıyor mu yahu?!
Vip var bir kere 'festivalde neyin ayrımcılığı?' diye söylenirken, modern bir hayatta bir gün geçireceğimizi unutmuşum.
Vip: 140.00 TL
Normal: 87.50 TL
Öğrenci: 67.50 TL
Bu kadar konuştun gitme kardeşim diyenler var elbet!
Herkes hata yapabilir belki pişman olurum, ne var?!
Bu şarkıyı dinlemenizi hala tavsiye ediyorum!
Bir de Bombay Bicycle Club var ya.... Çok eğlendirecek, orası kesin.
27 Ağustos 2012 Pazartesi
The Coral - Shadows Fall HQ
Off diyorum!
Kimi dinlesem diye aranıyordum ki, The Coral'ı anımsamak şahane oldu.
Klipleri hatta konser videoları, akustik videoları vs. olmasına rağmen bunu paylaşmak istedim.
En sevdiğim şarkıları bu.
The Coral'ı tek şarkıyla anlatmak çok zor.
Tüm albümleri dinlenesi, defalarca dinlenesi hatta!
Bu dünyadaki en underrated gruplardan biridir bence.
Efenim kendileri piyasaya ilk çıktıklarına olay olmuştur.
20 yaş altı 6 tane çocuğun böyle müzik yapması gerçek anlamda pek çok kişiyi göt etmiştir.
Herhalde 85'li ya da 84'lü kendileri.
Liverpool bağrından kopmuş yağız delikanlılar ve nedense ben bu duruma hiç şaşırmadım! =)
Ayrıca adalı olmanın tüm sevimliliği üzerlerinde maşallah!
Oldukça enerjikler.
Bu şarkıdan sonra size Butterfly House albümlerini tavsiye ederim.
O da yetmezse Roots and Echoes var.
O da yetmezse Dreaminf of You!
İyi dinlemeler.
The Last Shadow Puppets - 'My Mistakes Were Made For You' (2008)
Geçmişten günümüze geldiklerini düşündürten grup!
Çok garip!
Eski gibi ama değil.
Tozlu raflardan inmiş plak gibi......
Bugün The Last Shadow Puppets günüm ve bu şarkının yeri ayrı.
Şarkıyı dinler dinlemez pek çoğunuzun hatırlayacağına eminim.
My mistakes were made for you albümlerini saatlerce dinleyebilirim, loop manyağı olabilirim.
Bu efsane 60'lardan çıkmış gibi duran grubumuz, Arctic Monkeys'den Alex Turner ve The Rascals'dan Miles Kane'in proje grubu.
Bence 2000'li yılların Indie müzik grupları arasında en değerlilerinden.
Dinledikçe dinleniyorum, keyifleniyorum.
Tamam, yine yollara vurasım geldi kendimi.
Gidiyorum!
24 Ağustos 2012 Cuma
Björk - Bachelorette (Official Music Video)
Bu orijinali de paylaşmazsam olmaz.
Michel Gondry'nin yönetmenliğini yaptığı klip ayrıca şahane!
Müslüm Gürses - Aşk Tesadüfleri Sever
Bu şarkıyı ilk duyduğumda 2 saniyeliğine kanımın çekildiğini itiraf etmeliyim.
Bir Björk hayranı olarak Bachelorette şarkısını çok severim.
Sonra bir daha dinleyince bunu da çok sevdim.
Orijinaline saygıyla!
Garbage "The World Is Not Enough"
Şarkının orijinali de budur.
Müslüm Baba'nın hakkını yiyemem!
Şarkıların orijinallerini çok sevmeme rağmen, başarılı ve keyifli bir iş çıkarttıkları kesin.
İyi dinlenceler
Bir Ömür Yetmez (Müslüm Gürses)
Cuma geldi mi, rakı sofralarını düşlemeye başlıyorum.
Müslüm Baba olmazsa olmaz tabii!
Müslüm Gürses'i paylaşmışken, geç kalmış post'u yazmanın da vakti geldi.
Müslüm Gürses'in Aşk Tesadüfleri Sever albümünü dinlemeniz şiddetle tavsiye edilir.
Albüm oldukça enteresan.
İki yeni beste, iki Türk cover ve birçok yabancı şarkıya Türkçe yazılmış sözlerden oluşuyor.
Bence enteresan bir proje.
Bu şarkı Garbage'a ait. The world is not enough. Şarkının sözleri Mehmet Bilal'e ait.
Albümün diğer tatlılarının bir kısmı ise şöyle;
David Bowie-I am deranged. Birhan Keskin sözleriyle 'Kış Oldum'
Leonard Cohen-Alexandra leaving. Barış Pirhasan sözleriyle 'İstanbul'a Elveda'
Bob Dylan-Mr.Tambourine man. Ahmet Güntan sözleriyle 'Hayat Berbat'
Rainbow-Temple of the king. Tuna Kiremitçi sözleriyle 'Affet'
Björk-Bachelorette. Murathan Mungan sözleriyle 'Aşk Tesadüfleri Sever'
Serge Gainsbourg-Amours Des Feintes. Birhan Keskin sözleriyle 'Arta Kalan'
Benim favorim hala ve hala Nilüfer.
Murathan Mungan'ın kalemine sağlık!
8 Ağustos 2012 Çarşamba
Jamiroquai - King For A Day
Jamiroquai hakkında bir şey yazmaya artık gerek kalmamıştır diye düşünüyorum.
Hala bilmeyen varsa bence bu saatten sonra zaten öğrenmesin.
Uzun zamandır Jamiroquai dinlememiştim, bugün içimden geldi.
Sanırım en sevdiğim şarkıları bu ya da bu sıra barok esintileri beni çok çekiyor.
İyi dinlemeler...
Ha bu arada lütfen artık Jamiryo esprisini geride bırakalım. O zaman komikti, geçti.
7 Ağustos 2012 Salı
Belleruche - Northern Girls
Güzel bir salı günü.
Hava sıcakça.
Muhtemelen klimalı ortamlarda bulunmayanlar benden daha şikayetçi.
Bu yüzden güzel şarkılar dinlemek gerek sanki...
Belleruche; trip-hop, nujazz grubu.
Malumunuz, benim en sevdiğim 2-3 tarzdan biri.
Ricky Fabulous ve DJ Moderst, Londra barlarında sergiledikleri enteresan (bazıları için tuhafmış) performanslarıyla yavaş yavaş tanınmaya başlarlar. Bir gün markette alışveriş yaparken Kathrin Deboer ile çarpışırlar ve sonucunda Belleruche doğar. Klasik bir Türk filmi senaryosunu benzediği kesin.
Bildiğim kadarıyla iki sefer Türkiye'ye geldiler.
Babylon'da sahneye çıkmışlar ve çok sevilmişler.
Okuduğum benzetmelerden en keyiflisi belki de en enteresanı; Portishead melankolisi ve Moloko enerjisi nin bu grupta birleştiği...
Ben bu kadar keskin bir tanımlama yapamayabilirim ama esin kaynaklarının oldukça geniş olduğunu aşikar.
Klibe dönersek eğer; yol kliplerini her zaman sevmişimdir.
Hele ki arabanın içinde kafa sallayan köpek oyuncağı varsa daha da severim.
Youtube yorumlarında klip ve şarkı kadar Mercedes'te konuşulmuş.
Klipte tek sevmediğim şey kırmızı renk.
En başta tonunu sevmedim.
Madem siyah beyaz bir klip sadece araba kırmızı olacak, daha patlamasını tercih ederdim.
Ayrıca madem siyah beyaz klip çekiliyor ne güzel tonlar var, böyle oyunlara ne gerek var.
Siyah beyaz klip demişken aklıma Yoann'ciğim geldi!
Yoann Lemoine bu işi biliyor!
Müzisyenliği olsun, yönetmenliği olsun bayılıyorum, bayılıyorum!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)