26 Kasım 2012 Pazartesi
Screamin Jay Hawkins - I put a spell on you
Geç kalınmış bir paylaşım ama önemli olan zaten bilinmesi...
Jay Hawkins 1947 senesinde ortasiklet boks şampiyonu olmuş.
Daha sonrasında ise hep müzikle haşır neşir olmuş, bir de kadınlarla...
Kadınlardan boş kalan vakitlerini studyoda geçirirmiş.
Çok fazla da boş vakti kalmadığını söyleyebilirim.
Ortalama 20 farklı kadınla ciddi ilişkisi olan Jay Hawkins'in, 100 civarında da çocuğu olduğu söylenmekte. Bunun 70 tanesi ise onun çocuğu olduğuna emin...
Hatta bu çocuklar Jay Hawkins öldükten sonra buluşmuş ve bolca fotoğrafla evlerine dönmüştür.
Lakabı yine bir kadından dolayı Screamin... Screaming değil Screamin.
Benim bayıldığım şahane yönetmen Jim Jarmush'un bence en iyi filmi Stranger Than Paradise'da bu şarkısını oldukça sık duyabilirsiniz. Eszter Balint'in portatif teybinden çalar da çalar...
Gerçek adı Jalacy J. Hawkins olan Screamin Jay Hawkins'in hayatı da çok ilginç ve doğruluğundan emin olunmayan ilginç hikayelerle doludur..
Bir otobüs terminalinde doğmuş, baba belli değil.
Gezmiş durmuş; yerliler, araplar, kızılderililer, ohio vs...
Pagan inanışına yakın sahne şovları yüzünden pagan mı soruları dolaşır...
İskeletler, kurukafalar vs. pagan mitolojisinde ölüme dair kutsama temalarını ve sahnedeki tavrı, ölümün korkunç olmadığını anlatan ayin coşkusunu barındırır.
Müzikle genç yaşta tanışmış ve pek çok enstrüman çalmayı öğrenmiş. Bir gün bunun sürekli takılıp çaldığı bara bir kadın gelmiş, elinde bir şişe Johnny Walker varmış. "Scream Jay, scream" demiş, o gün bugün lakabı bu kalmış.
Rivayetlerden biri; o şişeyi Jay Hawkins'in önüne koyduğu ve o iri yarı kadınla beraber içip sarhoş oldukları, bardan beraber çıktıkları ve ilk çocuğunun o kadına ait olduğu yönünde...
Seks bağımlısı olduğu da söylenir...
Yine rivayetlere göre stüdyoda kayıt yaparken, bir yandan da kendine oral seks yaptırırmış.
Tercihi, rengi, adı önemli değil onu isteyen tüm kadınlarla beraber olurmuş.
Bu kadar çocuğu olduğuna şaşmamak gerek.
Pek çok kişiye ilham olmuş ve yaratıcılığıyla herkesi büyülemiş olduğundan, ne yaparsa yapsın saygınlığını yitirmemiş.
En iyi, en hakkıyla, şahane i put a spell on you....
Red Baraat: NPR Music Tiny Desk Concert
Oldukça eğlenceli bir grup Red Baraat...
İsrail'li bri grup ancak grup elemanlarından başka ülkelerden de olduğu kesin.
NPR Music'in konuğu olmuşlar, bana da o güzel performanslarını paylaşmak düştü.
15 Ekim 2012 Pazartesi
Nicolas Jaar - Mi Mujer
Yine videosuz bir şarkı paylaşıyorum.
Güzel şarkılar duyunca dayanamıyorum, yapacak bir şey yok.
Şimdi dinlediğim ve bayıldığım Nicolas Jaar'ı, geç dinlemişlik pişmanlığı var üzerimde...
Üstelik kendileri Türkiye'ye de gelmişler.
Ufak bir araştırma ve kimdir, nedir derseniz;
Şili asıllı bir müzisyen ama New York doğumlu.
Vokalleri kendisine ait ve performanslarında canlı söylüyormuş.
Haliyle ruh haline bağlı olarak değişik vokaller ve sample'lar yapabiliyor, 'Ay bu parçayı tekrar dinlemem gerek' dediğinizde bulamayabiliyormuşsunuz.
Remix'leri vs. için de çok güzel şeyler söyleniyor, bir göz atınız.
Ben Time for Us'a da bayıldım...
Normalde DJ sevmediğimi herkes bilir ama Jazz ve elektronik müzik bir araya gelince, mest oluyorum.
Kendisini yeni gözdem ilan ettim...
Benimle paylaşan ve tanıştıran İnan Sümer'e şükranlarımı sunuyorum.
12 Ekim 2012 Cuma
Orhan Baba'yla Bir Ömür
'Oha neler olmuş?' deyip, gidip aldığım albüm.
Orhan Gencebay'ın 60. sanat yılı adına yapılmış 'Orhan Gencebay ile Bir Ömür' albümü, 20 Eylül'de çıkmış efenim.
Albüm beni ziyadesiyle keyiflendirdi ve uzun zaman sonra tekrar albüm aldırdı.
Orhan Gencebay'ın 60. yılı için bir tribute albüm yapılırda A1 şarkısını kimin söyleyeceği tartışılmaz mı? Tartışılır tabii ki. Keza bu sebeple albüm geç bile çıkmış sanırım.
Bu tartışma içerisinden Sezen Aksu'nun kendisini 'Benim için mühim değil, her türlü yıkar geçerim zaten' düşüncesiyle çektiğini düşünüyorum.
Albümde kimler var derseniz yok yok! Olmaması gereken isimler de yok değil ama bunlardan birkaçı dinlerken beni utandırdı doğrusu...
CD1
Ajda Pekkan-Severek Ayrılalım: Şarkı tam Ajda'nın son hallerine göre yapılmış. Tempoyu yükseltelim derken fazla dıptıs dıptıs olmuş sanki...Nakaratta şarkının duygusu falan kalmamış zaten. Bütün clubber'ların bu yılki hit şarkısı olur.
Athena-Bir Araya Gelemeyiz: Şahane bir cover olmuş... Kendi tarzları tamamen oturmuş bir grup, nasıl bokunu çıkarmadan cover yapar tekrar görmüş olduk. Tebrik ediyorum...Çok iyiler gerçekten.
Berkay-Dünya Dönüyor: Öncelikle kim bu Berkay ve bu albümde ne işi var? Yorum bile yapmak istemiyorum çok kötü, çok...
Candan Erçetin-Beni Böyle Sev: Biraz hayal kırıklığına uğradım açıkçası. Ergenlik döneminden kalma içimde ufak bir Candan Erçetin sevgisi kaldıysa da bitmiş olabilir. Ne orijinaline yaklaşabilmiş ne de şarkıyı daha farklı ele alabilmiş tam bir arafta kalmış. Beğenmedim ve üzüldüm.
Demet Akalın-Farkında mısın?:Türkiye'deki Demet Akalın gerçeğiyle yakın zamanda yüzleşmiş biri olarak kendi çapında olmuş diyorum. Hayranlarının bile 'Kadın zaten sesinin iyi olmadığını biliyor ama çok eğlendiriyor, muhteşem' demesi üzerine biraz görüşlerim değişti ve kendi sesinin limitlerinde ortalama bir iş çıkarmış diyorum ama beni tatmin etmedi.
Deniz Seki-Benim Dünyam: Tebrik ediyorum. Zaten bir Orhan Gencebay şarkısı seslendiriyorsun hem de bu şarkı Ebru Gündeş ve Kibariye gibi sesler tarafından seslendirilmiş bir şarkı. Güzel cesaret valla! Biraz içlerinde ezilmiş sanki... Ciğer lazım ciğer...
Duman-Gönül: Bu şarkıyı Zerrin Özer söylemediği için minnettarım. Malum şarkıyı 30 dakikada falan bitiriyorlar ve gırtlak oyunları falan bir süreden sonra yeter dedirtiyor. Duman bu ülkede en iyi cover yapan grup bence. Lise yıllarımdan beri her albümünü dinlerim. Artık eskisi gibi fanları değilim lakin işlerini beğenirim. Zaten 2. albümden sonra hayranları olmayı bıraktım çünkü detone olmakla, detone olmayı tarz benimsemek arasında fark var ki bu konu üzerine de defalarca konuşmuşuzdur=) Bu şarkı da klasik bir Duman cover'ı deyip geçmek istiyorum, güzel işte, dinlenir, 1-2 defa...
Ebru Gündeş-Dil Yarası: Önceleri Ebru Gündeş'ten haz etmeyen bir insan olarak, rakı masalarıyla beraber kendilerini sevmeye başladığım doğrudur. Ekstradan dinlenecek bir yeri yoktu ama o masada olmazsa olmazlardan... Dil Yarası'nı da çok güzel okumuş, ilk sofrada yine yeri hazır. Gerçi Benim Dünyam'ı söylemesini tercih ederim ama neyse...
Emel Sayın-Hayat Devam Ediyor: Ben bu ablaya bir türlü alışamadım. Zihnimde eski ünlü olduğu Türk filmleri ve Mehmet Ali Erbil'le beraber oynadığı aptal mı aptal dizi varken sesine itibar etmem pek mümkün değil. Ayrıca bu şarkı neden dıptıs dıptıs olmuş? Emel Sayın nere bu aranje nere...
Emre Aydın-Bir Teselli Ver: Emre Aydın sesine tahammül edemediğim bir şarkıcı. Gerçek anlamda tüylerim diken diken oluyor ama bir şans daha verdim ve utanmadım. Hala aynı hisler içindeyim. Çok beğenilmesini ise ergen nüfusumuza bağlıyorum. Keşke beğenseydim ve yiğidi öldür hakkını yeme diyebilseydim ama şimdi sadece yiğidi öldür diyorum...
Hande Yener-Kaderimin Oyunu:Hande Yener'e ne kadar gömsem az ama dur bir başlayayım. Bu ülkede bu kadar tanınıp, konserleri dolup, bu kadar tarzını bulamamış biri daha var mı bilmiyorum? Tam diyorum bu sefer oldu tam Hande Yener bence, bir sonraki albüm yine bambaşka... Tarzını bulamadığından olsa gerek, bu da olmamış...
İzel-Kabahat Seni Sevende:Bu şarkıyı Göksel efsane söylemişti bir zamanlar o sebeple yine ön yargılı dinledim diyebilirim. Çok sevmesem de güzel olmuş. Sadece bazı nağmeleri fazla zorlama sanki bir de İzel'in buğulu sesi ne bileyim işte... Fena değil!
Kutsi-Ben O Zaman Ölürüm: Aklıma Kutsi gelince hep evlilik şarkıları söyleyerek ameliyat masasında birini kestiğini hayal ediyorum. 'Doktorlar dizisi seni de bizi de bitirendir Kutsi. Orhan Gencebay şarkısı bile kurtaramaz seni. Ancak hakkını vermeliyim utandırdın beni.' Bence güzel yorumlamış, beğendim doğrusu... O zaman neden gömdün derseniz, tutamadım kendimi işte:)
Manga-Ya Evde Yoksan:Üzerine çok şey diyemeyeceğim ama beğendim. Grupların yorumları genel olarak başarılı. Athena'nınki ekstra başarılı o ayrı.
Mustafa Ceceli-Yarabbim: Ceceli zaten tehlikeli topların altına girecek bir adam değil. Öyle ekstra bir şey deneyeceğini düşünmüyordum, hakkını vereceğinden emindim diyebilirim... Keza öyle de olmuş. Okumuş, hakkını vermiş, olması gerekeni yapmış.
Mustafa Sandal-Kır Gönlünün Zincirini: Ne yapsa iyi olmuyor... Yetenek avcılığına ve jüri üyeliğine devam... O konu da çok daha başarılı.
Nilüfer-Derler Benim Olsun: Onun ensesinden tutup, gözlerinin içine bakıp, 'Müdür ne yaptın? Adam gibi çıkamayacağın şarkının altına neden giriyorsun? Olmadı bi transpoze yapalım neden demiyorsun?' demek istiyorum. Belki o zaman kafasını önüne eğer ve hatasını anlar. Arkada hüzünlü bir şarkı çalarken, birbirimizden sonsuza kadar uzaklaşırız. Ne mi olmuş? Şarkı biraz dik gelmiş...
Koro-Batsın Bu Dünya: 'Bunlar kim la, kesin yeni bir grup' falan derken da dam, dam da dam... Meğer albümdeki isimlerden oluşan bir koroymuş:) Güzel olmuş.
Asıl geldik zurnanın zart dediği yere. CD2. İlk CD'de çok salladığım isimler var, burada da var ama büyük efsaneler de var...
Nükhet Duru-Gitti de Gitti: Açarken korkarak açtım çünkü Nükhet Duru derince aklıma Cenk Eren'le kırıtışları, abartılı kahkahası ve saçma sapan birkaç şarkısı geliyordu. Çok pişmanım... Şarkının canına okumuş, çok güzel okumuş... Tüylerimi diken diken etti.. Tebrik ediyorum.
Özcan Deniz, Vazgeç Gönlüm: Albümdeki ortalama şarkılardan diyebilirim. Fena değil. Fazlası yok...
Rafet El Roman- Beni Biraz Anlasaydın: Rafet El Roman'ın zaten başka biri gibi şarkı söyleme ihtimali olmadığı için hangi şarkıyı okusa kendi tarzına dönüşür anında. Kendisinden haz etmesem de, bu şarkıda çok itici gelmedi.
Seksendört-Dokunma: Bu gruplar sanırım bar alışkanlığından dolayı cover olayını çözüyorlar. Albüm geneline baktığında gruplarda fire yok. Cover kafasını çözerek büyüyor çocuklar, olsun o kadar... Diyecek fazla bir şey yok, olmuş...
Serdar Ortaç-Hor Görme Garibi: Senin burada işin ne? Senden kurtuluş yok mu?Gerçekten dinlemedim şarkıyı nasılsa her yerde çalacak ve beynimize sinsice işleyecek yine... Orhan Baba'nın yorumunu bile unutturur bu... Anlamıyorum, vallahi anlamıyorum ben nasıl oluyor...
Sezen Aksu- Akşam Güneşi: Senin ağzını, yüzünü, ruhunu, canını yerim... Sen söylersin de güzel olmaz mı? Bilmesem Orhan Gencebay şarkısı olduğunu kendi şarkısı derim. Yine kendi yorumunu, ruhunu kattığı bir şarkı olmuş. Ağzına sağlık... Senin de ömrün uzun olsun...
Sibel Can-Bilmesin O Felek: Sibel Can zaten seviyormuş Orhan Gencebay şarkılarını, sık sık da söylüyormuş. Bir Youtube turuyla şarkılarının çoğuna hakim olduğunu, konserlerinde de seve seve söylediğini görebiliyorsunuz... Oturmuş bir şarkı.
Şevval Sam-Kahrolayım: Bu ve bunun kız kardeşi ile ilgili hissettiğim hisler tazelenmiş oldu. Tamam sesiniz güzel ama bu sizi müzisyen yapmaz. Bana hep aile toplantılarındaki 'bizim kızın sesi güzel, bir şarkı söylesin' edasındalarmış gibi geliyorlar. Zaten katıldıkları programlarda da öyle muamele görmüyorlar mı? O yüzden ne sevdim derim, ne sevmedim... Söylemiş işte her zamanki gibi...
Tarkan-Hatasız Kul Olmaz: Söyleyemeyeceği bir tarz var mı merak ediyorum doğrusu? Kesinlikle çok başarılı olmuş. Şarkının suyunu çıkarmadan çok güzel kendi tarzınca yorumlamış ama Orhan Gencebay'ın nağmelerini de unutmamış. Çok sevdim... Bayıldım...
Volkan Konak-Gurbet: Dinlemedim... Ön yargılıyım... Kuzeyin Oğlu sizin olabilir. Şiir mi okuyor, savaşa mı gidiyor, şarkı mı söylüyor anlamıyorum ben bu kafayı... Mutsuzlar güruhu gibi geliyor bana.
Yaşar-Yorgun Gözler: Sana da tahammül edemiyorum ama yine de bir şans verdim. Sesinde olduğunu sandığın karizma, bence yok! Her zaman olduğu gibi Yaşar işte...
Yıldız Tilbe-Aşkımı Sakla: Olmuş... Güzel olmuş...
Yıldız Usmanova-Neyi Değiştirdik ki?: Yaw bu kadın kim? Ben bu kadının kocaman resmini Vatan Caddesi'nden dönerken bir binada görüyordum. Bizim bilmediğimiz bir Boşnak, Arnavut şarkıcı falan, gelip burada kendi ülkelerinin şarkılarını söyleyip hasret giderecekler, sonra gerisin geri ülkesine dönecek diye düşünmüştüm. Olmadı! Sahiden kim bu kadın? Kim sardı bunu başımıza? Orhan Baba'ya kadar nasıl gitti bu? Olmaz olaydı, söylemez olaydı...
Zara-Dilenci: Zara güzel söylemiş... Tarzını çok sevdiğim söylenemez ama kadının koruduğu bir tarzı var ve kesinlikle hissederek söylüyor. Ne diyelim, ağzına sağlık...
Zerrin Özer- Sev Dedi Gözlerim: Gönül şarkısını söylemediğin için minnettarım...Şarkının bokunu çıkarıp, uzatmadığın için minnettarım... Saçma sapan gırtlak oyunlarına girmediğin için minnettarım ve bu şarkıyı çok güzel söylediğin için ekstra minnettarım. Sevdim...
Böyle bir albüm işte... İyisiyle kötüsüyle kesinlikle tavsiye ediyorum...
Bir de sorum var: Neden Bülent Ersoy yok? Neden Müslüm Baba yok?
11 Ekim 2012 Perşembe
The Rolling Stones -- Doom And Gloom (Lyric Video)
Yaşayan ve hala müzik yapan daha büyük bir müzik grubu var mı?
Bence yok!
Bugün buna tekrar emin oldum...
Kasım ayında çıkacak albümleri 'GRRR!', bir Rolling Stones derlemesi olacak fakat albümün içinde 2 tane yeni şarkı da var... Bu iki yepyeni Stones kayıdından biri 'Doom And Gloom' bugün paylaşıldı ve hala kanlarının taze aktıklarını bence kanıtladı...
Ha bu arada 7 yıldır yeni kayıt yayınlamamışlardı...
Ben bayıldım... Çok sevdim...
10 Ekim 2012 Çarşamba
Teoman Sonbahar Rüzgarları
En sevdiğim mevsim sonbahar...
Üşütmez ama arada iç titretir.
Belki de Azrail yokluyordur...
Eğer öyleyse, O da bu mevsimi çok seviyor diye düşüneceğim.
Bu mevsiminde dinlenen şarkılarda başka hisler uyandırır.
Yalnızlık ama içinde hep umut...
Mutluluk ama içini cız ettirecek korku...
Kulaklığını taktığında, her şey klip tadında görünebilir gözüne...
Yeni kararlara, her pazartesi tekrar başlayabileceğin mevsim bu işte.
Yılını programla ve her şeye çok daha büyük umutlar besle, sonra yeni yıl yaklaştıkça ertelemenin bahanesini hazırla...
Bir başka güzel sonbahar...
Kışın habercisi...
Yeni yılın habercisi...
Biten yılı gözden geçirten son aylar...
Kuru dallar...
Sarı yapraklar...
Deniz pırıltısı...
Daha boş sokaklar...
Başka güzel İstanbul...
Bu şarkıyı çok severim.
Sevgili annemle, babamın şarkısıdır...
Onlar orijinalini severler gerçi ama olsun.
Romantik filminden, Teoman'dan...
17 Eylül 2012 Pazartesi
Thievery Corporation - Is it Over?
Fısıltılardan daha uzağa girmeli bazen, gidebilirsen...
Gerçek sesleri yabancılaştırmalı, duymadıklarına hiç kulak açmamalı...
Fısıltılardan daha uzağa gitmeli bazen.
Başarabilirsen, yapabilirsen onlardan daha hızlı gitmeli...
29 Ağustos 2012 Çarşamba
The Stranglers - Golden Brown
Bu yıl festivaller açısından hüsran bir yıl olsa da henüz umutlarımız bitmedi!
Bildiğiniz gibi artık Rock'n Coke 2 yılda 1 yapılıyor ve bu yaz yapılmadı.
One Love ise gerçek bir fiyaskoydu.
Bu fiyasko için suçlanacaklar suçlandı, bok atılacaklar atıldı diye düşünüyorum.
Önümüzde güzel konserler var. Ee yavaş yavaş mekanlar da sezonu açacak, yeni yeni konserler ajandalara eklenecek.
Festivaller de henüz bitmedi!
The Stranglers'ın sahne alacağı Eksen on Fair de bu festivallerden birisi.
Eksen on Fair'ı anlatırken belki Bombay Bicycle Club paylaşmak daha doğru olurdu ama benim ilgimi daha çok The Stranglers çekiyor.
74 yılında, 4 tane manyak herif tarafından kurulmuş. Hatta manyak hafif bile kalabilir!
Yaptıkları müziğin ne olduğu o zamanlar çok tartışıldı.
Rock mı yoksa Punk mı tartışmaları sürerken, Punk'ın sadece bir müzik türü değil bir yaşam şekli olmasından ötürü daha çok Punk olarak nitelendirildiler.
Hatta bir dönemin en çok satan Punk albümü geyikleri de var.
Sonra 'indie' denen kavram bu grubun da kurtarıcısı oldu ve Indie Rock olarak kaldı.
Neyse! Açıkçası beni grubun müziği pek ilgilendirmiyor çünkü kendileri daha dikkat çekici.
Bu grup gerçek anlamda kadınlardan nefret ediyor ve dosyaları oldukça kabarık.
Kendi sevgililerini dövüp üzerine beste yapmışlıkları, tanımadıkları kadınları dövmüşlükleri, tecavüzden yargılanmışlıkları, hatta kendileri hakkında olumsuz yazdığı için Jon Savage adlı yazarı dövmüşlükleri bile var. Kısacası profesyonel kadın düşmanları!
Bu grup üyelerinin geç yakalamış oldukları şöhret ve orta yaş bunalımına vermek istiyorum.
Çünkü grup kurulduğunda pek genç değillermiş.
Kadınlardan nefret ettikleri kadar uzaylılara(!) bayılmaktalar.
Radyo Eksen'in çok çaldıkları arasındalar hatta sanırım bu şarkı daha da çok çalıyor.
Listelerinde neden bu kadar önemli yer ettiklerini düşünmüşken, festivale gelmeleriyle daha da merak ettim bu ilgiyi ama neyse!
Müziklerinden bahsetmek istemiyorum çünkü izleyecek olma sebebim gerçekten iyi müzik yaptıkları için değil.
Bazen kabalık, sınırsızlık, suç vs vs. garip bir cezbedicilik yaratıyor. (Reklam)
Festivalde nasıl olacaklar, artık uslu çocuklar mı gerçekten merak ediyorum.
Başka ülkelerdeki konserleri genelde olaylı geçse de Türkiye'de problem olacağını düşünmüyorum.
İki nedeni var; birincisi İngilizce seviyemiz ve bilen az olduğundan dolayı sahnedeki ne dese 'Yeeaahhh diyoruz!!!!!' (bu da bir garip), ikincisi ise Türkiye'de aktivisit grupların bilinci (!) yeterli olmadığından sıkıntısız bir konser izleriz diye düşünüyorum. Nacizane!
Festival 15 Eylül'de, KüçükÇiftlik Park'ta.
Dağ başında yaşadığımız için Radyo Eksen, bizi modern hayatta bir gün geçirmeye davet ediyor!
Bilet Fiyatları Rock'n Coke'la ya da One Love'la karşılaştırıldığında, tek gün için pahalı.
Ayrıca bu festival ilk kez yapılmıyor mu yahu?!
Vip var bir kere 'festivalde neyin ayrımcılığı?' diye söylenirken, modern bir hayatta bir gün geçireceğimizi unutmuşum.
Vip: 140.00 TL
Normal: 87.50 TL
Öğrenci: 67.50 TL
Bu kadar konuştun gitme kardeşim diyenler var elbet!
Herkes hata yapabilir belki pişman olurum, ne var?!
Bu şarkıyı dinlemenizi hala tavsiye ediyorum!
Bir de Bombay Bicycle Club var ya.... Çok eğlendirecek, orası kesin.
27 Ağustos 2012 Pazartesi
The Coral - Shadows Fall HQ
Off diyorum!
Kimi dinlesem diye aranıyordum ki, The Coral'ı anımsamak şahane oldu.
Klipleri hatta konser videoları, akustik videoları vs. olmasına rağmen bunu paylaşmak istedim.
En sevdiğim şarkıları bu.
The Coral'ı tek şarkıyla anlatmak çok zor.
Tüm albümleri dinlenesi, defalarca dinlenesi hatta!
Bu dünyadaki en underrated gruplardan biridir bence.
Efenim kendileri piyasaya ilk çıktıklarına olay olmuştur.
20 yaş altı 6 tane çocuğun böyle müzik yapması gerçek anlamda pek çok kişiyi göt etmiştir.
Herhalde 85'li ya da 84'lü kendileri.
Liverpool bağrından kopmuş yağız delikanlılar ve nedense ben bu duruma hiç şaşırmadım! =)
Ayrıca adalı olmanın tüm sevimliliği üzerlerinde maşallah!
Oldukça enerjikler.
Bu şarkıdan sonra size Butterfly House albümlerini tavsiye ederim.
O da yetmezse Roots and Echoes var.
O da yetmezse Dreaminf of You!
İyi dinlemeler.
The Last Shadow Puppets - 'My Mistakes Were Made For You' (2008)
Geçmişten günümüze geldiklerini düşündürten grup!
Çok garip!
Eski gibi ama değil.
Tozlu raflardan inmiş plak gibi......
Bugün The Last Shadow Puppets günüm ve bu şarkının yeri ayrı.
Şarkıyı dinler dinlemez pek çoğunuzun hatırlayacağına eminim.
My mistakes were made for you albümlerini saatlerce dinleyebilirim, loop manyağı olabilirim.
Bu efsane 60'lardan çıkmış gibi duran grubumuz, Arctic Monkeys'den Alex Turner ve The Rascals'dan Miles Kane'in proje grubu.
Bence 2000'li yılların Indie müzik grupları arasında en değerlilerinden.
Dinledikçe dinleniyorum, keyifleniyorum.
Tamam, yine yollara vurasım geldi kendimi.
Gidiyorum!
24 Ağustos 2012 Cuma
Björk - Bachelorette (Official Music Video)
Bu orijinali de paylaşmazsam olmaz.
Michel Gondry'nin yönetmenliğini yaptığı klip ayrıca şahane!
Müslüm Gürses - Aşk Tesadüfleri Sever
Bu şarkıyı ilk duyduğumda 2 saniyeliğine kanımın çekildiğini itiraf etmeliyim.
Bir Björk hayranı olarak Bachelorette şarkısını çok severim.
Sonra bir daha dinleyince bunu da çok sevdim.
Orijinaline saygıyla!
Garbage "The World Is Not Enough"
Şarkının orijinali de budur.
Müslüm Baba'nın hakkını yiyemem!
Şarkıların orijinallerini çok sevmeme rağmen, başarılı ve keyifli bir iş çıkarttıkları kesin.
İyi dinlenceler
Bir Ömür Yetmez (Müslüm Gürses)
Cuma geldi mi, rakı sofralarını düşlemeye başlıyorum.
Müslüm Baba olmazsa olmaz tabii!
Müslüm Gürses'i paylaşmışken, geç kalmış post'u yazmanın da vakti geldi.
Müslüm Gürses'in Aşk Tesadüfleri Sever albümünü dinlemeniz şiddetle tavsiye edilir.
Albüm oldukça enteresan.
İki yeni beste, iki Türk cover ve birçok yabancı şarkıya Türkçe yazılmış sözlerden oluşuyor.
Bence enteresan bir proje.
Bu şarkı Garbage'a ait. The world is not enough. Şarkının sözleri Mehmet Bilal'e ait.
Albümün diğer tatlılarının bir kısmı ise şöyle;
David Bowie-I am deranged. Birhan Keskin sözleriyle 'Kış Oldum'
Leonard Cohen-Alexandra leaving. Barış Pirhasan sözleriyle 'İstanbul'a Elveda'
Bob Dylan-Mr.Tambourine man. Ahmet Güntan sözleriyle 'Hayat Berbat'
Rainbow-Temple of the king. Tuna Kiremitçi sözleriyle 'Affet'
Björk-Bachelorette. Murathan Mungan sözleriyle 'Aşk Tesadüfleri Sever'
Serge Gainsbourg-Amours Des Feintes. Birhan Keskin sözleriyle 'Arta Kalan'
Benim favorim hala ve hala Nilüfer.
Murathan Mungan'ın kalemine sağlık!
8 Ağustos 2012 Çarşamba
Jamiroquai - King For A Day
Jamiroquai hakkında bir şey yazmaya artık gerek kalmamıştır diye düşünüyorum.
Hala bilmeyen varsa bence bu saatten sonra zaten öğrenmesin.
Uzun zamandır Jamiroquai dinlememiştim, bugün içimden geldi.
Sanırım en sevdiğim şarkıları bu ya da bu sıra barok esintileri beni çok çekiyor.
İyi dinlemeler...
Ha bu arada lütfen artık Jamiryo esprisini geride bırakalım. O zaman komikti, geçti.
7 Ağustos 2012 Salı
Belleruche - Northern Girls
Güzel bir salı günü.
Hava sıcakça.
Muhtemelen klimalı ortamlarda bulunmayanlar benden daha şikayetçi.
Bu yüzden güzel şarkılar dinlemek gerek sanki...
Belleruche; trip-hop, nujazz grubu.
Malumunuz, benim en sevdiğim 2-3 tarzdan biri.
Ricky Fabulous ve DJ Moderst, Londra barlarında sergiledikleri enteresan (bazıları için tuhafmış) performanslarıyla yavaş yavaş tanınmaya başlarlar. Bir gün markette alışveriş yaparken Kathrin Deboer ile çarpışırlar ve sonucunda Belleruche doğar. Klasik bir Türk filmi senaryosunu benzediği kesin.
Bildiğim kadarıyla iki sefer Türkiye'ye geldiler.
Babylon'da sahneye çıkmışlar ve çok sevilmişler.
Okuduğum benzetmelerden en keyiflisi belki de en enteresanı; Portishead melankolisi ve Moloko enerjisi nin bu grupta birleştiği...
Ben bu kadar keskin bir tanımlama yapamayabilirim ama esin kaynaklarının oldukça geniş olduğunu aşikar.
Klibe dönersek eğer; yol kliplerini her zaman sevmişimdir.
Hele ki arabanın içinde kafa sallayan köpek oyuncağı varsa daha da severim.
Youtube yorumlarında klip ve şarkı kadar Mercedes'te konuşulmuş.
Klipte tek sevmediğim şey kırmızı renk.
En başta tonunu sevmedim.
Madem siyah beyaz bir klip sadece araba kırmızı olacak, daha patlamasını tercih ederdim.
Ayrıca madem siyah beyaz klip çekiliyor ne güzel tonlar var, böyle oyunlara ne gerek var.
Siyah beyaz klip demişken aklıma Yoann'ciğim geldi!
Yoann Lemoine bu işi biliyor!
Müzisyenliği olsun, yönetmenliği olsun bayılıyorum, bayılıyorum!
23 Temmuz 2012 Pazartesi
R.I.P Amy Winehouse
Iyeoka - Simply Falling (Official Video)
I'm taking time to envision where your heart is
And justify why you're gone for the moment
18 Temmuz 2012 Çarşamba
17 Temmuz 2012 Salı
Tuşların Tanrısına Veda R.I.P Jon Lord
Kendisini Sarabande'den tanıyanlar ve Deep Purple'dan tanıyanlar var.
Ben hangisinden bildiğimi hatırlamıyorum sadece ben küçükken seyahatlerimizde Sarabande çalardı.
Bu şarkıdan dolayı şimdi keşke diyorum.
Keşke Deep Purple'a verdiği emek kadar progressive projelere de ağırlık verseydi, zevkten ölseydik.
Arkasından unutulmayacak bir sürü eser ve yeri dolmayacak bir boşluk bıraktığı kesin.
rest in peace sweet lord
16 Temmuz 2012 Pazartesi
Red Band and Ninet Tayeb - Crazy - רד בנד ונינט טייב
En iyi ''crazy'' cover'ı...
Diğer coverlarını ve şarkılarını da dinleyin.
Uzun zamandır bu kadar başarılı kadın vokal dinlememiştim.
Şükranlar Çağlar Eser'e
Marianne Faithfull - Children of Stone
Çok dinlenesi, çok hissedilesi...
İçine içine kanatan şarkılardan birisi...
13 Temmuz 2012 Cuma
Pulp - Sheffield Sex City
Veeeeee Pulp!
Efes Pilsen One Love Festivalinin en önemli ismi!
Britpop'un bence en önemli temsilcilerinden...
90'lı yıllarda Britpop'un patlamasına öncülük yapan gruplardan. Zaten yükselişleri de bu süreçte sonra olmuş.
Kafaları ayrı çalışan ve her şeye açık olan bu grup indie-pop üzerine her şeyi denemiş. Neredeyse tüm idie grupların stillerini deneyerek en sonunda kendi tarzlarıyla harmanlamışlar. Avrupa'nın pop kültürü ve İngiliz rock kültürünün harmanı da diyebiliriz.
Zıplamaya hazır olmak lazım.
Rahat ayakkabılar lazım.
Festival programına bakmak ve ayrıntılar için Efes Pilsen One Love Festivali resmi web sayfasına göz atınız.
Paylaşmadığım isimler de var.
Şimdiden hepimize iyi eğlenceler.
Kaiser Chiefs - Ruby
Efes Pilsen One Love festivalinin benim için en önemli isimlerinden biri.
Çılgın gibi dans edeceğime eminim...
Bu şarkınınsa benim için daha da güzel anıları var...
Ömerime selam olsun:)
Kaiser Chiefs sahneye çıkmadan önce revirin yerini öğrenseniz ve çıkınca kendinize bir alan yaratsanız iyi olur:)
Damien Rice - Cannonball - Official Video
Efes Pilsen One Love Festivalinde yemek saatimi Damien Rice'ın sahnede olduğu zamana getirmeyi düşünüyorum.
Çünkü bu kadar duygusallık benim için fazla ancak yemek müziği olarak tahammül edebilirim.
Tabii bu kimsenin sevmediği anlamına gelmiyor.
Kötü müzisyen falan demiyorum bana göre değil sadece...
Kimbra - "Good Intent" [Official Music Video]
Kimbra'yı sevip sevemediğime bir türlü karar veremiyorum.
Belki bu hislerim tarzıyla alakalıdır ama Efes Pilsen One Love'da en merak ettiğim isim olduğunu itiraf edeyim .
Sahnesini, tavrını falan merak ediyorum.
Ondan sonra sevip sevmediğime karar vereceğim.
Siz yine kaçırmayın, izleyin!!!
Seyyah (Replikas)
Replikas'ı severim ama...
Yani severken içimde amalarla sevdiğim bir grup.
Neyse Replikas da geliyor Efes Pilse One Love Festivaline.
Selah Sue - This World (Official Video)
Efes Pilsen One Love'a 1 kala paylaşımlara devam...
Garanti Caz Yeşili kapsamında geldiği konsere pek talep olmamıştı.
Bunun Selah Sue ile kesinlikle ilgisi yok, tamamen bilet fiyatlarıyla ilgili olduğunu düşünüyorum.
Selah Sue soul ve reggae müziğin yeni yeteneği olarak gösteriliyor.
Çok güzel insanlarla çalışmış olması cabası.
Bu arada 89'lu olduğunu tekrar söylemek isterim.
Amy Winehouse'u hatırlattığı için, Erykah Badu coverları çaldığı için gönlümde yeri büyük.
12 Temmuz 2012 Perşembe
Should I Trust You - Elif Çağlar ft. Ferhat Öz
Beni tanıyanlar bilir!
Bu kadına bayılıyorum....
Hakkında hem söylenecek çok söz olan, hem de dinlesen yeter diye kesip atılabilen şahane insan.
Mutlaka dinleyin!
Merak edenler için albümü yeni çıktığında yaptığım röportajın linki; http://ecetarifesi.tumblr.com/post/21648999059/m-u-s-i-c-bahane-sohbet-sahane
Halimden Konan Anlar - Ateş Ederim
Nasıl eğleniyorum bu şarkıyla belli değil...
Evet onlar da Efes One Love Fest'te sahne alacaklar!
Orijinal adamlar.
Üzerine çok lafa gerek yok.
Kafabindünya Binlerce özür
Gerçekten kafaları bin dünya....
Enstrumantal bok rock yapıyorlar yani kendilerinin öyle demişliği var.
Bazı şarkılarında <evet bir şeye benzemiyor ama dinlediğinde rahatlatan havasıyla doğru benzetme> diye düşünmekten kendimi alamıyorum.
Türkiye'nin iyi gruplarından olduğunu da hemen eklemek isterim.
Efes Pilsen One Love Fest'e çok yakışırlar bence...
On Your Horizon - John F. Kennedy Has Never Forgotten Laika
Kendileri Türkiye'ye fazla olan gruptur.
Eskişehir'den çıktıkları için ekstra bir sempati beslediğim de doğrudur.
İlk kez canlı olarak Rock'n Coke'da dinleme fırsatım olmuştu.
Sahneye çıkmadan önce oluşan ufak teknik problemlere rağmen canlarını çok sıkmadılar ve mutlu mesut ayrılmamızı sağladılar.
Misler gibi bir sürü şarkıları var ama en çok bilinen budur diye tahmin ediyorum.
Home adlı ilk albümlerini Myspace'den yayınlamışlardı.
Hatta dileyenlere albümlerini ücretsiz yollamak gibi şık hareketleri varmış ama bu kısmını bizzat bilmiyorum.
Kendileri Türkiye'de post-rock yapan ve bu işi gerçekten yapan ender gruplardan.
Bu sebeple performanslarını kaçırmayın derim, öperim.
Ben Sana Vurgunum (Korhan Futacı - Kara Orkestra)
Efes Pilsen One Love festivaline az kala paylaşımlar başlasın.
Kim geliyor ne gidiyor ufaktan dinlemek lazım.
Şarkıları ezberleyip gitmekten söz etmiyorum tabii ki.
Korhan Futacı ve Kara Orkestra ile başlamak istedim.
Türkiye'nin en iyi orkestrası olabilirler, gerçekten.
Canlı dinleme fırsatım henüz olmadı ama konser videolarını yedim yuttum denebilir.
Korhan Futacı bir naapcaz saksafoncusu.
Oldukça'da başarılı.
Ancak bu projede aynı zamanda vokal olarak yer alıyor.
Vokal tarzına ise tek kelime; bayılıyorum.
Orkestranın geri kalanını da şahane adamlar oluşturuyor.
İsimleri duyar duymaz konserlerine gidilesi bir grup, gitmemek benim eşekliğim o ayrı.
Uzun uzadığa yazmak istemiyorum çünkü değinmek istediğim bir konu daha var.
Bu yıl One Love Fest. ile ilgili ortalık biraz karıştı.
Yeşilaycı arkadaşlar bunu bira festivali olarak dile getirmiş ve verilen iznin kaldırılmasını istemiş.
Öncelikle bu bir bira festivali değil, müzik festivalidir.
Kaldı ki bir ülkede bira festivali yapılmasa hatta bira içme yarışması yapılsa ne olur?
Hatta rakı festivali de yapılsın. Sofralar kurulsun. Orhan Baba falan söylesin.
Buralara dalınca 3-5 kişiye küfretmeden çıkamam işin içinden o yüzden uzaklaşıyorum yavaş yavaş.
Umarım bu karışıklıkların festivale etkisi yansımaz.
Kapalı kapılar ardında bazı rivayetler dolanıyor, dile getirmek ne yazık ki bana düşmüyor.
Bekleyip göreceğiz.
Eğer her şey yolunda geçerse her yıl olduğu gibi çok eğleneceğimiz kesin.
Bilet fiyatları da bir festivale göre uygun olduğu için kaçırmayın, üşenmeyin ve gelin!
Öpücükler...
7 Temmuz 2012 Cumartesi
Buram Buram Duran Duran
Konser haberlerine yavaştan geri dönsem iyi olacak diye düşünüyorum.
Bu haberi vermek için biraz geç kaldım ama unutanların harekete geçmesi için hayırlı olur.
Evet, Duran Duran iki gün sonra KüçükÇiftlik Park'ta olacak.
Bilet fiyatları biraz uf'lu ama hayranlarının bu parayı gözden çıkardıklarına eminim.
Grup tam kadro olarak sahnede olacak.
Yeni albümün turnesindeler fakat konserde eski parçalarına da yer vereceklerini söylemişler.
Daha ne olsun!
Organizasyonla ilgili şimdiden tek bir rahatsızlığım var.
Club House diye bir bilet seçeneği yapmışlar.
En uf'lu bilet fiyatı ona ait.
O bileti alan saygı değer insanlara Dragon Restaurant, çin mutfağından yemekler ve sınırsız içki sunacakmış!!!!!!
Bu bistro kafası beni biraz aştı şahsen.
Ayrıca biri yer biri bakar kıyamet ondan kopar!
Hem bir müzisyenin karşısında (üstelik önemli bir konser) ağzımızı şaplata şaplata yemek yemeği de doğru bulmuyorum.
Alkol bir yere kadar ok!
Club House kategorisinden dolayı ufak çaplı bir ünlüler geçidi yaşanacağını düşünüyorum.
Muhtemelen yine aynı, kaliteli müzik dinleyen yarı ünlüler doğal yaşam ortamları olan Cihangir'den çıkıp konsere gelecekler.
İçlerinden bazıları ekmek peşinde olacak bazılarının hakkını yemeyeyim seviyorlardır tabii.
İçimdeki kini kustuktan sonra konsere geri döneyim.
Biletleri her zamanki gibi Biletix'den temin edebilirsiniz.
Konserde video çekenler olur da benimle paylaşmak isterse seve seve yayınlarım.
Güzel bir konser olacağını düşünüyorum.
Gideceklere şimdiden iyi eğlenceler.
6 Temmuz 2012 Cuma
Arctic Monkeys - R U Mine?
Arada bir Arctic Monkeys zamanım gelir benim.
Tam o anlardayız.
Hemen ardından gelecek psikolojim, teenage şarkılar çalmama neden olacak muhtemelen.
Morphine "Buena"
Güne Morphine'le başlatan bir iş arkadaşın varsa gerisi teferruat.
Şükranlar Doğu Yürür'e.
5 Temmuz 2012 Perşembe
Beirut - The Rip Tide (Official Video)
Beirut deyince hafiften bir dil dolaşması yaşıyorum.
Ne söylesem az gelecek ya da anlamsız kalacak diye düşünüyorum.
Bir başlayalım bakalım...
Beirut'un ilk çıktığı yılları hatırlayanlar vardır aranızda.
O zamanlar evde çok vakit geçirdiğim için müzik programlarını sıkı takip ederdim. Bir de Blue Jean falan vardı, oralardan keşifler yapıyorduk işte.
Programların sunucuları Beirut'tan bahsederken salyalarını toplayamazdı.
Sanarsın Tanrı Parçacığı'nı buldular.
(Evet gündemin yakın takipçisiyim)
Bu kadar genç olmaları ve bu kadar güzel müzik yapmaları çok kişiyi etkiliyordu.
Haliyle merak ettim ve Beirut dinlemeye başladım.
Haliyle aşık oldum ve Beirut dinlemeye devam ettim.
Biraz tepkili kesimlerin safsatalarını hemen burada geçiyorum.
Yok efenim Beirut'a hiç gitmemişler ama isimlerini Beirut koymuşlar vs.
Kel alaka!
Bazı şeylerin zevkle alakalı olduğuna inanmıyorum. Üzgünüm!
''Arabesk sevmem'' deyip rakı masalarının en olası şarkılarını söylemişliğim (bilinçaltı ezberliyor), alaturka sevmiyorum deyip ilk darbuka sesiyle masalara çıkmışlığım var.
İçten geliyor yani.
Beirut sevmem diyenlere de aynı gözle bakıyorum.
Sevmem diyenlerin hepsini 21 Eylül'deki konsere bedava götürüyorum, kapıda bir nanik çekiyorum. Böylece kapıda dinleyip, kendileriyle yüzleşebileceklerini umuyorum.
21 Eylül işte çok uzattım. Rip Tide turnesi kapsamında, yeniden geliyorlar.
Tazecik bu klibi de izlemeyi unutmayın.
Hemen peşine bir de Gulag Orkestar çok tatlı olur doğrusu.
Konserde görüşürüz!
Unutmadan, yer Kuruçeşme Arena.
Bilet fiyatları farklı farklı, şuradan bakıverin
Mariza - Minha alma
Uzun zamandır paylaşım yapmadığım için ufaktan sitem yapan kişiler oldu.
Onlara ''bazen olmayınca, olmuyor'' diyerek paylaşımlarıma geri dönüyorum.
Mariza daha önce paylaştığım tarzlara yakın bir sanatçı değil.
Aslında genel olarak çok fazla Fado paylaşmamışım.
Neyse, telafi ederiz.
Günlerdir sık sık bu şarkıyı duyuyorum.
En sonunda rüyamda da görünce (duyunca mı denir bilemedim) paylaşmak istedim.
Yine ne yazık ki videomuz yok ama Mariza'nın sesi yeter.
Şükranlar Evrim'e, Deniz'e ve İnan'a.
8 Haziran 2012 Cuma
6 Haziran 2012 Çarşamba
Zola Jesus - Vessel (official video)
Herkesin seveceği türden değil ama sevenin çok seveceği türden...
31 Mayıs 2012 Perşembe
28 Mayıs 2012 Pazartesi
Büyük Ev Ablukada - Olanla Olunmaz (Akustik)
Büyük Ev Ablukada paylaşma zamanı gelmişti.
Lakin sabah uyandım ve dilimde bu şarkı vardı.
Nedendir bilinmez.
Üzerine düşünmeye hiç değmez.
Bir de Büyük Ev Ablukada "Çamur" diye bir şarkı yapmış.
Bayıldım, çok sevdim ama henüz düzgün bir kayıt yayınlamamışlar.
O sebeple paylaşmayı uygun görmedim.
İyi dinlemeler
22 Mayıs 2012 Salı
tUnE-yArDs - Lions
Kendileriyle az önce tanıştık.
Muhtemelen pek çoğunuz daha önce tanışmıştır.
Biz pek sevdik birbirimizi, bir süre beraber takılmayı düşünüyoruz.
Geç tanıştığımız için ufaktan bir burukluğumuz da var çünkü arkadaşlar 10 Mart'ta Türkiye'ye gelmişler....
Bunun ardına bir şarkılarını daha paylaşıyorum ki acayip gaz ve klibi de şeker mi şeker...
İyi dinlemeler...
Kraków Loves Adana - Porcelain (Music Video)
İsmini görünce oldukça şaşırdım...
Hatta saçma sapan bir şey bekliyordum, olmadı!
Almanya'da yaşayan Deniz isminde bir Türk kızının ve sevgilisi Robert'ın ortak projesiymiş.
Muhtemelen Deniz kızımız Adanalıdır ve "yanık ses" esprilerine oldukça maruz kalmıştır.
Neyse!
Dinlenesi gruplardan biri.
Keşke daha çok şarkıları olsaymış dedim ama es geçtiğim şarkıları da var...
İyi dinlemeler...
21 Mayıs 2012 Pazartesi
Woodkid - Run Boy Run LIVE
Woodkid'i 2 gün üst üste nutkum tutuk bir şekilde izledim...
Gerçekten çok keyif aldığım konserlerden biriydi.
Yeni şarkısı "Run Boy Run"ı ilk kez Türkiye'de çaldılar.
Yine çok etkilendim ama konser performansı daha ayrı doğrusu.
"Run Boy Run" canlı performansta 7 dakika civarı sürüyor ama verdiği keyif düşmüyor.
Canlı performansı bu yüzden paylaşmak istedim.
Woodkid "Epik" müzik yapıyor denebilir.
İçinde çok fazla caz, elektronik hatta dini motifler var
Grubun ve Yoann'in sahnedeki tavrını görünce bir ordu hazırlıyor gibi geliyor aslında.
Bu duyguyu tarif et deseniz edemem...:)
İlahi vs. gibi değil, milliyetçilik duygularını kabartan şarkılar gibi değil, kabile müzikleri gibi desem o da değil....
Bunu konserlerinde oldukça hissediyorsunuz.
Yoann Lemoine hakkında ayrıca söylenecek çok söz var aslında.
Başarılarına zaten diyecek söz yok.
Reklamcılığı, sanat yönetmenliği, filmleri, klipleri, projeleri, grubu oluşturuşu vs. yetenek abidesi!
Turne programının ilk ayağı Türkiye olduğu için oldukça heyecanlıydı.
Garip bir naifliği var aslında:)
Muhtemelen henüz "ünlü" kavramına alışamadığı için garip geliyoruz ona.
Sorulan her soruya cevap verdi.
Sokakta bizlerle oturdu vs vs.
Hayatımda ilk kez şarkı söylerken, gülme krizine girmekten son anda kurtulan vokal gördüm.
Bu şirinliği karşısında tabii ki alkış kıyamet koptu...
Neyse!
Kısacası izlemeyenler çok şey kaçırdı diyebilirim!
Söz konusu Woodkid olunca daha çok konuşasım, her detayı anlatasım var ama yeter!
Heyecanla yeni klibi bekliyorum....
15 Mayıs 2012 Salı
14 Mayıs 2012 Pazartesi
Glorie - Lazy Day
"Günaydın" dedi "Hoş geldin!"
Sanki hep vardım gibi ama hiç var olmamışım gibi...
Anlattı...
Uzun uzun...
Yanlış kelimelerle bozulacak büyülerden korkan çocuk gibi.
Canavarların aslında olmadığını ve korkacağı tek şeyin ben olduğumu bilir gibi...
Sessiz, sakin, derinden...
En düz, en yalın ve en doğru!
"Günaydın!" dedi "Yorma kendini."
5 Mayıs 2012 Cumartesi
Glorie - Full Circle
Herkesi bir yalnızlığın sesidir almış gidiyor.
Kimse düşünmüyor...
Sesler zaten var ve senin dinleyecek zamanın yok.
Hiç olmamış gibi.
Hiç yalnız kalmamışsın gibi, kalabalıklarda sessizliğe boğuluyorsun.
Duymuyorsun sesleri.
Yalnızlık geliyor...
Sen boğulmayasın diye sesler devam ediyor, akıyor çeşmeden yine su.
Her şey olması gerektiği gibi yerli yerinde.
Herkes için aynı.
Sen sesleri duyuyorsun yine.
Sesler aynı.
Sen onların varlığını inkar etmediğin sürece.
Sen de o seslerin bir parçası olmaya devam ediyorsun.
2 Mayıs 2012 Çarşamba
30 Nisan 2012 Pazartesi
26 Nisan 2012 Perşembe
Morrissey - Let Me Kiss You (Live 2004)
Bu klasik şarkıyla Morrissey'in de gelişini kutluyorum.
19. İstanbul Caz Festivali kapsamında 19 Temmuz akşamı Morrissey'i izleyeceğiz.
Ön tarafların kızlara bırakılması gerektiğini düşünüyorum.
Konserin açılışını ise Kristeen Young yapacakmış...
Erykah Badu - Didn't Cha Know
Günün en güzel haberini bu!
En sevdiğim müzisyen, muhteşem ses sonunda Türkiye'ye geliyor.
Uzun süredir dedikoduları dönen haber netleşmesiyle yazmamak olmazdı.
4 Grammy sahibi Erykah Badu, 19. İstanbul Caz festivali kapsamında 13 Temmuz akşamı Türkiye'deki ilk konserini verecek.
19. İstanbul Caz Festivalinin diğer isimleri de çok güçlü.
Festivalin tamamını kaçırmayın derim ama Erykah Badu'nun kesinlikle izlenmesi gerekiyor.
"Neo-Soul'un Kraliçesi" olarak adlandırılmasına muhtemelen şaşırmayacağız.
Bu yaz çok renkli geçecek...
25 Nisan 2012 Çarşamba
Kimbra - "Good Intent" [Official Music Video]
2012 Efes One Love fest. için açıklanan diğer isim Kimbra...
Tanımayan kalmadı muhtemelen kendisini...
Bir de Gotye gelse, süper olmaz mı?
I love One Love
Selah Sue - Raggamuffin
Şahane ses Selah Sue, 2012 Efes One Love Festivalinde sahne alacak.
Babylon'da izleyemeyenlere duyurulur.
I love One Love
Pulp - This Is Hardcore
90'ların hit gruplarından olan Pulp, Efes One Love'da ana sahnede olacak....
I love One Love
24 Nisan 2012 Salı
A rainy day in April - Yağmurlu bir Nisan günü
Nisan'ın hüznü...
Kararsızlığı...
Kokusu...
Müjdesi...
Yağmuru...
Şarkısı....
Şükranlar Burçin Perçin'e
19 Nisan 2012 Perşembe
17 Nisan 2012 Salı
14 Nisan 2012 Cumartesi
Bilal Karaman - Bahane
Bilal Karaman demişken o zaman bir yağmurlu gün şarkısı da kendi bestesinden gelsin...
Şükranlar Bilal Karaman
13 Nisan 2012 Cuma
Soul Coughing - Circles
Havalar güzelleştikçe şarkılarda da değişim oluyor.
Depresyona girenler!
Bundan sonra Shuffle Video'da pek size göre şarkı çıkmaz.
11 Nisan 2012 Çarşamba
Beck - Where It's At
Bu zamana kadar Beck paylaşmamış olmamın şaşkınlığıyla güne başladık....
Günaydın...
10 Nisan 2012 Salı
METROPOLİS - MAKİNE
Yanılsamalar
Alla pulla bana
Renkli hayat
Bana hayalimi sat
Oynat herkesi de ateşini al
Bu bomba elde patlar
Vahşi piyasa
Acıya tuz ve para
Şu kalpağı da tak
Önce içini boşalt
Yarın rüzgarlar nereden esecek?
Şimdi ver afyonu halka
Diretme olmaz bu elbise bana
Makinen değilim ki ben senin
İmajın değilim ki ben senin
Soytarın değilim ki ben senin
Gözyaşını sat
Suya sabuna dokunma
Bu düzen yağmacı
Kimi kraldan kralcı
Aman dikkat et sponsor kızlar
Son şarkın ne marka
Çok sevdiği bu şarkı, onun için gelsin...
Şükranlar Enes Kurt
Gorillaz & Madonna Live - Feel Good Inc - Hung up.
Live at the Grammy Awards 2006
Canlı performansın da böylesi!
4 Nisan 2012 Çarşamba
3 Nisan 2012 Salı
Outlines - Visions
Yine klibi olmayan bir şarkı paylaştım...
Üzgünüm ama ne yapabilirim????
Bir sürü mis gibi kayıp şarkı var.
30 Mart 2012 Cuma
29 Mart 2012 Perşembe
25 Mart 2012 Pazar
24 Mart 2012 Cumartesi
Anadolunun Kayıp Şarkıları Full
Hala izlemeyen kaldıysa diye paylaşıyorum.
Kaç kez izledim bilmiyorum.
Her defasında daha çok sevdim.
Herkesin dilinden düşürmediği "gitmek" ve "görmek" eylemlerini daha da dürtüklüyor.
Film hakkında söylenebilecek çok söz var...
Çok fazla şükran var...
Çok isim var eli dokunan, emeği geçen, yüreğini koyan...
Hepsine büyük şükranlar...
"Bundan 7 yıl önce Nezih Ünen, kurduğu ekiple Anadolu yollarına çıkarken böylesine büyük bir işe kalkıştığını bilemezdi. O anda tek düşündüğü, Anadolu'yu kameralar ve mikrofonlarla dolaşıp, modernize edeceği türküler kaydetmekti. Bu turu tamamladıktan sonra da, ıstanbul'daki stüdyosuna dönüp, eşsiz Anadolu müziklerini modern yaşama kazandırabileceği bir film ve bunun albümünü yapacaktı.2002 yılında başlayan bu yolculukta elde edilen müthiş görüntüler ve müziklerle yapılan uzun çalışmanın sonuçları şok ediciydi. Anadolu'nun binlerce yıldır suskun kalan kültürleri, müzik ve görsellikte yapılan modern uygulamalarla, adeta görkemini bir kere daha dünyaya haykırmak istiyordu!Bunun üzerine Nezih Ünen bu çalışmayı derinleştirmeye karar verip, 2005 yılında daha geniş bir kadroyla tekrar Anadolu yollarına çıkıldı. Bu, daha önce benzeri hiç yapılmamış bir film olacaktı. Senaryoyu bizzat Anadolu yazacak, şarkıları da Anadolu halkı kendi ortamında, provasız söyleyecekti. Sonra da bu şarkılara modern düzenlemeler yapılarak ortaya gerçek yaşamın içinden yaratılmış ilk müzikal film çıkacaktı.Çekimler tamamlandığında Nezih Ünen, bu projeyi şekillendirmeye çalışırken, projenin kendisini şekillendirdiğini söylüyordu. Anadolu'da yaşadıkları ve gördüklerinden o kadar etkilenmişti ki, bu filmi izleyen herkesin yaşadıklarına tanık olmasını istiyordu." http://www.anadolununkayipsarkilari.com/
Giulia y Los Tellarini - Warszawa
Sese bayıldım!
Güzel bir güneşli gün şarkısı oldu.
Şükranlar Çiğdem Şimşek'e...
23 Mart 2012 Cuma
21 Mart 2012 Çarşamba
Nine Horses - Atom And Cell
Elimden tutman için büyük laflar etmene gerek yok.
Bilmişliğinle ilgilenmiyorum.
Sesin güzel olmayabilir, sen yine de şarkı söyle.
En iyi yaptığın iş kavga etmekse, o bile uyar bana.
Biri ol, benim bildiğim...
Bir his ol, benim dokunduğum.
20 Mart 2012 Salı
Eels - I need some sleep
Sana bir şarkı konduramadım...
Bari bana uygun olsun, sen anlarsın zaten diye düşündüm...
Anlarsın hep zaten...
Km'ler senin gibileri uzak kılmaz.
"Kaldı ki haberleşmek mümkün oldukça insan ayrı düşmüş de sayılmaz."
Montaigne 1580 yılında demiş...
Neyse!
Ben sana dert yansam, "Biraz peşini bırakmalısın" dersin ya da benzeri şeyler...
Biraz uyumaya ihtiyacım var şimdi.
Korkma!
Çok özledim...
Yaz geliyor bak!
Bu şarkı çok değerli dostuma...
Seni tanıdığım ve bu kadar "gerçek insan" olduğun için şükranlar bu defa sana...
Sevgiler Can Akmenek.
P.S: Ağlayacaksan gelince ağlarsın:)
15 Mart 2012 Perşembe
NNEKA - Africans
Geçtiğimiz yaz Efes One Love'a gelmiş ve keyfimizi yerine getirmişti.
Hafiften bir oğlan çocuğu havası yok mu üzerinde?
14 Mart 2012 Çarşamba
13 Mart 2012 Salı
12 Mart 2012 Pazartesi
7 Mart 2012 Çarşamba
Tiger Lillies Türkiye Konser!
5 Mart 2012 Pazartesi
Wild Beasts - We Still Got The Taste Dancin' On Our Tongues (2010)
Elif Çağlar M-U-S-I-C "Circus Love"
4 Mart 2012 Pazar
DeVotchKa - How It Ends Official Video
Ben l'Oncle Soul 'a Az Kaldı!
HAKAN VRESKALA-DAGILIN LAN!
29 Şubat 2012 Çarşamba
Micatone Türkiye Konseri!
26 Şubat 2012 Pazar
Fairouz Li Beirut
20 Şubat 2012 Pazartesi
19 Şubat 2012 Pazar
17 Şubat 2012 Cuma
Fatima Spar and The Freedom Fries--Bosa Noga
15 Şubat 2012 Çarşamba
HAKAN VRESKALA-HER KÖYDE BIR DELI VAR
Woodkid Türkiye Konseri!
12 Şubat 2012 Pazar
The Civil Wars Türkiye Konser!
11 Şubat 2012 Cumartesi
This Will Destroy You Türkiye Konser!
10 Şubat 2012 Cuma
Asa - The Way I Feel
9 Şubat 2012 Perşembe
Flunk Türkiye Konser!
8 Şubat 2012 Çarşamba
Kings Of Convenience Türkiye Konser!
Look Around: Interactive Video - RHCP News
7 Şubat 2012 Salı
İstanbul Blues Kumpanyası-Kurbağlı Bodrum
Selah Sue İstanbul'a Türkiye Konser!
OK Go - Needing/Getting - Official Video
Madonna Türkiye Konser!
6 Şubat 2012 Pazartesi
Selah Sue - Crazy Vibes
The Chemical Brothers - Star Guitar
Madonna - Half Time Show (Super Bowl 2012) HD 720p
3 Şubat 2012 Cuma
Coldplay - Charlie Brown
Pearl Jam - Come Back
2 Şubat 2012 Perşembe
OK Go - This Too Shall Pass - Rube Goldberg Machine version - Official
1 Şubat 2012 Çarşamba
Gabriel - Lamb
31 Ocak 2012 Salı
30 Ocak 2012 Pazartesi
Sweet Thing- Lazy Suzan (Wood & Wires Session)
Cake - Long Time (Official Video) 2011
28 Ocak 2012 Cumartesi
Citizen Cope - Fame & Deep
25 Ocak 2012 Çarşamba
Toro Y Moi "Still Sound"
23 Ocak 2012 Pazartesi
Jaga Jazzist İstanbul Konseri!
Soğuk veya puslu ülke insanlarının yeteneklerini sorgulayan bir ben değilim, sanırım. Bu yeteneklerden birine geçen gece tekrar şahit oldum.
Progresif caz yapan Jaga Jazzist, 21 Ocak gecesi İstanbul’daydı.
Norveç’ten gelen grup, beyaz tenleri ve pembe yüzleriyle çıktılar karşımıza. Biz daha ne olduğunu anlamadan, selam vs. olaylarına girilmeden ilk şarkıya başlayıverdiler. Ne başlama ama!
Bir anda ağzımız açık kaldı, gece boyu da yüzümüzde aptal bir gülümseme vardı.
Hepsi birbirinden yetenekli, hepsi birbirinden ayrı kafalarda 9 adam duruyordu karşımızda. Biri aynı şarkı içerisinde enstrümanını değiştiriyor, bir diğeri kendini müziğe kaptırmış, bir diğeri dünyanın en cool adamı, bir diğeri yerde çömelmiş bizlere bakıyor vs. Biz de hepsini anlamaya çalışıyorduk.
Bu kadar ayrı ve bu kadar şahane müzisyenler bir araya gelince ortaya çıkan müziğin de harman olmasına şaşmamak gerek. Hepsinin çok ayrı projelerde yer alması da bunu besleyen bir durumdur illaki. Çok farklı enstrümanlar, kalabalık grup, aynı anda 3 klavye, aynı anda 2 solo, klarnetten saksafona geçiş, saksafondan kontrabasa geçiş, vibraphonedan klavye, tefden tuba...Olaylar olaylar... Rahatsız eden tek bir ses bile çıkmaz mı?!
Caz, rock ve elektronik müziği birbirinin içine işleyen grup, gece boyunca duygularımızla oynadı. Kendimizi ritme kaptırıp dans etmeye çalışırken (hiçbir anı kaçırmamak için edemedik), melodik geçişlerle yerimize çivilendik. Mest oldum, evet...
Gecede tatsız bir an da yaşandı. Henüz konser yeni başlamıştı, sol ön tarafta kavga çıktı. Grup çalmayı kesti. Grubun davulcusu, şeker insan Martin Horntveth olaya anında müdahale etti. Hiç tadını kaçırmadı ve herkesi tekrar havaya soktu.(Böyle bir konserde ve böyle bir ortamda kavga çıkması pek çok kişiyi utandırdı. Ayıpladılar, ayıpladık. Tepkisini çok düzgün dile getiren insanlar sayesinde gecenin tadı kaçmadı.)
Neyse! Herkes alkış kıyamet. Sanki özür diliyoruz, gruba gaz veriyoruz. Ne haddimize!
Hiçbir şey olmamışçasına öyle bi’ başladılar ki tekrar… Biz, gazımızı aldık, yeniden hayran olduk.
Velhasıl, güzeldi işte! Şahaneydi:)
Sanırım izlediğim en iyi konserdi…
Bahsetmesem olmayacak! Jaga Jazzist deyince akla ilk gelen isim Lars Horntveth, grubun beyni imiş kendileri. Saksafon, klarnet, gitar ve klavye çalıyor. Öylesine değil, baya baya. Üstelik aynı şarkı içinde çok doğal hareketlerle değiştiriyor enstrümanları. Gecenin bir kısmı hafızamda “Lars’s Show” olarak kalacak.
Grubun hepsini ve gecenin tamamını anlatmayı çok isterdim ama yeteri kadar uzadı.
Kısıtlı imkanlarla da olsa bir video, birkaç da fotoğraf çektim.
Umarım tekrar izleme şansım olur…
Şükranlar;
Garanti Caz Yeşili
Tamirane
JAGA JAZZIST
Biletler ve davet içinse Enes Kurt'a
